COP31 İklim Diplomasisi Baş Yetkilisi ve İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Uluslararası Çevre İletişim Derneği tarafından düzenlenen COP31 Öncesi Diyaloglar Zirvesi’nde konuştu.
19 Eylül 2026
COP31 İklim Diplomasisi Baş Yetkilisi ve İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Uluslararası Çevre İletişim Derneği tarafından düzenlenen COP31 Öncesi Diyaloglar Zirvesi’nde konuştu.
COP31 Baş Operasyon Yöneticisi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp’in açış konuşmasını yaptığı program Ankara’da gerçekleştirildi.
Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek olan COP31'e dair bilgilendirme yapan İklim Değişikliği Başkanı Hasar, COP31 Başkanlığının rolüne ve uluslararası müzakere süreçlerine değindi.
Başkan Hasar’ın konuşmasından bazı başlıklar şöyle;
“Türkiye COP Başkanı olarak ülkeleri bir araya getirecek”
Türkiye bugüne kadar müzakerelere ülke olarak katıldı. Bugün Türkiye COP Başkanı olarak ülkeleri bir araya getirecek ülke olacak. Türkiye, müzakerelerin karar metinlerini 196 ülkenin kabul edeceği metinlere dönüştürecek. Konuyu sadece çevre boyutunda değil, yenilenebilir enerji ve iklim finansmanı gibi önemli konu başlıklarında ülkelerin müzakere süreçleri de yürütüyoruz.
Sadece çevre boyutuyla düşünürsek eksik konuşmuş oluruz. Taraflar Konferansı, önümüzdeki 50 yılın kalkınma planlarının şekillendiği bir platformdur. Dünyanın sıcaklığını 1.5 oC’de tutmak için teknolojiye ihtiyacımız var. Bu teknoloji gelişmiş olan ülkelerde var, ama gelişmekte olan ülkelerde yok ve buna ulaşmak zor. Dünya ölçeğinde 2030 yılına kadar bu teknolojiyi yakalamak için yıllık 6 ila 7 trilyon dolarlık finansman hedefi var ama ihtiyacımız olan miktar yıllık 9 ila 10 trilyon dolar arasında. Çevre konuları iyi niyetle ve gönüllülük esasıyla yürütülebilir, ama masada bir finansman varsa her ülke doğal olarak kendisini önceliklendiriyor.
“COP Başkanlığı olarak tüm yıl bütün taraflarla müzakereler yapıyoruz”
Her ülkenin bir müzakere metni ve hassas olduğu konular var. COP Başkanlığı tarafsız olmak zorunda. COP Başkanlığı olarak tüm yıl bütün taraflarla müzakereler yapıyoruz. Bloklaşmış bir dünya var: Küresel Kuzey ve Küresel Güney. Küresel Kuzey’den kastımız gelişmiş ülkeler; Küresel Güney dediğimiz ise gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerdir. Gelişmekte olan ve az gelişmiş olan ülkeler; istihdam, sanayi, teknoloji üretimi, üniversitelerin bilgi üretmesi gibi konularda daha da gelişmek istiyor. Gelişmiş olan ülkelerse olası rakiplerine karşı kendilerini geliştirmeye çalışıyor. Bu sebeple Türkiye’nin rolü büyük. Türkiye bugüne barış diplomasisinde sahip olduğu yetkinliğini, adalet anlayışını ve gücünü iklim diplomasisine taşıdı.
“Ada ülkeleri vatanlarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyalar”
Taraflar Konferansı’nda herkesin oyu eşit. Ada ülkelerinin bayrakları, toprakları ve devletleri var ama deniz seviyelerinin yükselmesi sebebiyle bu ülkeler bayraklarını, topraklarını, devletlerini, vatanlarını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyalar. Bunlar çok önemli konular. Bu yüzden müzakerelerde atılacak yanlış bir imza dünyanın farklı noktalara gitmesine neden olabilir.
“Nepal’de yaşanan olay iklim değişikliği sebebiyle bir buzulun kopması yüzünden gerçekleşen bir sel felaketidir”
Artık kararların uygulamaya dönüştüğü bir döneme girildiğini söyleyen Başkan Hasar, iklim değişikliği yüzünden Nepal’de gerçekleşen felakete değinerek sözlerini sonlandırdı:
Nepal’de yaşanan olay iklim değişikliği sebebiyle bir buzulun kopması yüzünden gerçekleşen bir sel felaketidir. Bilimsel çalışmaları ne kadar yaparsanız yapın insanlar maalesef ancak yaşayarak, deneyimleyerek bunu anlıyorlar. Tam bu noktada iklim değişikliği ile mücadelede bu yıl iklim değişikliğine uyum konusunu konuşacağız. Önümüzdeki süreç uygulama konusunda adımlar atmamız gereken önemli bir süreç. Bu konu bizlere o kadar yakın ki konu çocuklara bırakacağımız bir dünya değil, bizlerin de yaşayacağı bir süreç. Bu süreç, Dünya’yı ve toplumu tüketen bir süreç. İnsanoğlu ile doğa arasında bir merhamet sözleşmesi var. İnsanoğlu şu anda bu sözleşmeyi bozuyor.
Konuşmaların ardından zirve, alanında uzman isimlerin ve paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen panellerle devam etti.