COP31 İklim Diplomasisi Baş Yetkilisi ve İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Türk Devletleri Teşkilatı Üye Devletleri Yüksek Denetim Kurumları Teşkilatı (TURKSAI) imza törenine katıldı.
26 Ekim 2026
COP31 İklim Diplomasisi Baş Yetkilisi ve İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Türk Devletleri Teşkilatı Üye Devletleri Yüksek Denetim Kurumları Teşkilatı (TURKSAI) imza törenine katıldı.
Antalya’da düzenlenen imza töreninde konuşan İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Hedefi, COP31’in Antalya’ya uzanan süreci ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında iklim eylemi ile hesap verebilirlik konularında değerlendirmelerde bulundu.
2053 Net Sıfır Hedefi
Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalara dikkat çeken Başkan Hasar, hedeflerin ölçülebilirliğine ve yasal altyapıya vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Güncellediğimiz Ulusal Katkı Beyanı ile 2030 için 695 milyon ton, 2025’te sunduğumuz İkinci Ulusal Katkı Beyanı ile de 2035 için 643 milyon ton karbondioksit eşdeğeri sınırı belirledik. Bir hedef rakamla konulduğunda izlenebilir ve hesabı verilebilir bir hedeftir. Bu rakamların arkasında, tüm sektörleri kapsayan, ülkemize özgü bir emisyon modelleme altyapısı bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıl çıkarmış olduğumuz İklim Kanunumuz ile hedeflerimizi yasal zemine taşıdık.
Kanun; 2053 hedefine yasal dayanak, Emisyon Ticaret Sistemi ve sera gazı emisyon izni, İklim Değişikliği Başkanlığına yasal görev ve yetki ile her ilde bir koordinasyon kurulu öngörmektedir. Ardından üç yönetmeliği yürürlüğe koyduk: Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları, Emisyon Ticaret Sistemi ve Türkiye Yeşil Taksonomisi yönetmelikleri. Böylece İklim Kanununu, işleyen bir sistemin çerçeve yasası haline getirdik.”
Antalya'da Düzenlenecek COP31 İçin "Uygulama" Vizyonu
9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 hazırlıklarına değinen Hasar, COP31 vizyonunun diyaloğu aksiyona dönüştürmek olduğunu belirterek şunları söyledi;
“Tüm bu çabalarımızın uluslararası karşılığı COP31’dir. 9–20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’i bir Uygulama COP’u olarak kurguluyoruz. Vizyonumuz: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon olarak ön plana çıkıyor. COP31 Başkanımız ve Bakanımız Sayın Murat Kurum’un ifadesiyle hedefimiz; taahhütleri uygulamaya, uygulamayı yatırıma, yatırımı ise somut sonuçlara dönüştürmektir. Bu zincirin son halkası hesap verebilirliktir: sonucun ölçülmesi, raporlanması ve denetlenmesi. Bakü’den Belém’e, oradan Antalya’ya ve Etiyopya’daki COP32’ye uzanan süreklilik de bunu gerektirmektedir.
İklim Uygulama Köprüsü’nün ilk pilot ülkeleri arasında Özbekistan’ın da yer alması, bu yolculuğun bölgemizle güçlü bir bağı olduğunu göstermektedir. COP31'i iki haftalık bir konferans olarak değil, Belém'den Antalya'ya uzanan bir Başkanlık süreci olarak görüyoruz. COP31 Başkanımız Sayın Bakanımız Murat Kurum’dur. Türkiye'nin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki konumu, uzlaşıya getirdiğimiz en güçlü varlıktır. 11–12 Kasım'da Dünya Liderleri İklim Eylem Zirvesi'ne Antalya ev sahipliği yapacaktır.”
Küresel İklim Eylemi Gündemi
Eylem gündeminin uluslararası düzeyde geniş katılımla şekillendirildiğini anlatan Hasar, sözlerine şöyle devam etti:
“Müzakereler kararı üretir; Eylem Gündemi uygulamayı. Küresel İklim Eylemi Gündeminin 6 eksenine dayanan 10 öncelikli tema; 2035 için 6 sayısal hedef; 11 girişim ve 13 destekleyici çıktı. Üç girişimi Eylül'de New York'ta başlattık: Küresel Elektrifikasyon Girişimi, İklim Uygulama Köprüsü ve kentsel dirençlilik finansman mekanizması SURFF. Her birinin yürütücüsü, uluslararası ortağı ve ilerleme takip çerçevesi vardır.
Bu gündem Ankara'da yazılıp ilan edilmedi. İstanbul'daki başlangıç toplantısından Fiji'deki Pre-COP'a kadar on beş zirve ve bakanlar toplantısında, yüzden fazla ikili görüşmede taraflara ve ortaklara taşındı. Her girişim bir Birleşmiş Milletler kuruluşu veya uluslararası ortakla birlikte yürütülüyor; her taahhüt tüm Taraflara ve Taraf olmayan paydaşlara açık; Köprü ilk beş ülkesiyle birlikte tasarlanıyor. Katılımcılık burada bir slogan değil, gündemin kuruluş biçimidir.”
Türkiye'nin Dünyaya Üç Mesajı
Başkan Hasar, konuşmasını Türkiye'nin uluslararası topluma verdiği net mesajlarla tamamladı: “Türkiye'nin dünyaya mesajı üç cümledir. Birincisi; hedef koyma dönemi geride kalmıştır, Antalya uygulamanın COP'u olacaktır; biz hedefimizi yasaya yazdık, sistemimizi kurduk, raporumuzu zamanında verdik. İkincisi; hiçbir Taraf tek başına yeterli değildir, gücümüz birliktelikten doğacaktır. Üçüncüsü; söz, ölçülebilir sonuçla sınanır; zincirin son halkası denetimdir ve sayıştayların iklim denetimi bu güvenin teminatıdır. Antalya'nın başarısı iki haftada alınan kararlarla değil, sonrasında sahada devam eden uygulamayla ölçülecektir.”
Türk Devletleri Teşkilatı Üye Devletleri Yüksek Denetim Kurumları Teşkilatı (TURKSAI), temsilcilerin Antalya'da imzaladığı tüzükle resmi ve hukuki statü kazandı. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan'ın yüksek denetim kurumlarının temsilcileri, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanychbek Ömüraliev, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Amaçları İhtisas Komitesi Başkan Vekili Prof. Dr. Barış Alpaslan ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda da programa katılanlar arasındaydı.