Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek olan COP31 öncesinde, Türkiye ve Avrupa Birliği arasında iklim diplomasisi hız kazandı.
09 Nisan 2026
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek olan COP31 öncesinde, Türkiye ve Avrupa Birliği arasında iklim diplomasisi hız kazandı. İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, AB İklim Genel Müdürlüğü Uluslararası İlişkiler ve İklim Finansmanı Direktörü Diana Acconcia ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi.
COP31 Eylem Gündemi ve İklim Uyumunun konuşulduğu toplantıda, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı kapsamında öne çıkardığı dokuz tematik öncelik de ele alındı. İklim krizine karşı yürütülecek ortak projeler, karbon piyasalarının geleceği ve Türkiye'nin eylem planları da ayrıca konuşulan konular arasındaydı.
İklim Değişikliği Başkanı Hasar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’nin COP31 sürecini başarıyla yürüttüğünü dile getirdi.
Başkan Hasar, COP31 ajandasının da hazırlandığını belirterek, “Ulusal önceliklerimiz, küresel durum değerlendirmesi kararları ve taraf olmayanlarla yürütülen kapsamlı istişareler esas alınarak COP31 Eylem Ajandamızı belirliyoruz. Eylem Gündemi lansmanımız için odaklanmış bir takvim yürütüyoruz. Nisan ayındaki Petersberg İklim Diyaloğu'ndan itibaren paydaşlarla istişare sürecini başlatacak; resmi lansmanımızı Haziran'daki Bonn toplantısında gerçekleştireceğiz. Bu süreçte AB'nin erken iş birliği hem içerik hem meşruiyet açısından belirleyici olacaktır.” dedi.
İklim uyumunun artık bir öncelik olduğu vurgusu yapan Başkan Hasar şuları söyledi;
“İklim uyumu artık bir önceliktir”
Uyum meselesi artık yalnızca teknik bir çalışma değil, bir öncelik hâline gelmiştir. Belém'den çıkan sinyaller bu gerçeği açıkça ortaya koymuştur. Türkiye'nin COP31 Eylem Gündeminde uyumla doğrudan ilişkili dört tematik eksen bulunmaktadır. Birincisi, İklime Dirençli Şehirler. Bu tema; dirençli altyapı, risk sigorta mekanizmaları ve yeşil bina standartlarını kapsamaktadır. Türkiye'nin kentsel dönüşüm süreciyle doğal bir entegrasyon noktası sunuyor. AB'nin kentsel uyum deneyimi ve finansman araçları bu alanda somut bir iş birliğinin zeminini oluşturabilir. İkincisi, Gıda Güvenliği ve Su. Su ve kuraklık yönetimi bu temanın doğrudan alt başlığıdır. Türkiye; Batı Akdeniz havzasında öngörülen sıcaklık artışları ve yağış azalmaları nedeniyle bu alanda kritik bir kırılganlık yaşamaktadır. AB'nin Copernicus kuraklık gözlem altyapısıyla kurulacak iş birliği, erken uyarı kapasitemizi güçlendirebilir. Üçüncüsü, Okyanuslar ve Denizler. Akdeniz, Ege ve Karadeniz kıyılarımız iklim değişikliğinin en hızlı etkilerini hisseden coğrafyalar arasındadır. Kıyı direncini artırma, mavi karbon alanlarını koruma ve okyanus gözlem ağlarını güçlendirme ortak önceliklerimiz arasında yer alabilir. Dördüncüsü, Rio Sinerjisi. Biyoçeşitlilik, karbon yutakları ve arazi yönetimi; AB Biyoçeşitlilik Stratejisi ile güçlü bir örtüşme sunmaktadır. Doğaya dayalı çözümleri uyum politikasının merkezine taşıma konusunda ortak bir tutum geliştirme potansiyelimiz yüksektir. Ulusal düzeyde ise Ulusal Uyum Planımızı güncelliyor; NDC'mizin uyum bileşenini derinleştiriyoruz.
İklim Değişikliği Başkanı Hasar’dan AB’ye açık çağrı
Başkan Hasar, COP31'e kadar olan süreçte AB ile üç temel alanda somut ilerleme kaydedilebilmesi amacıyla; Eylem Gündemi’nde ortak liderlik üstlenilmesi, uyum alanında teknik iş birliğinin derinleştirilmesi ve uluslararası karbon piyasalarında çevresel bütünlük ve şeffaflığı merkeze alan ortak bir yaklaşımın sürdürülmesi için açık çağrı yaptı.
AB temsilcilerinden Türkiye’ye COP31 övgüsü
AB temsilcilerinden oluşan konuk heyet ise kabulünden dolayı Başkan Hasar’a teşekkür ederek, Türkiye’nin COP31 sürecini başarıyla yönetmesinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Türkiye’nin güçlü vizyonuna atıfta bulunan heyet, COP30'da Çin, AB ve Brezilya öncülüğünde başlatılan koalisyonda Türkiye'yi de önemli bir aktör olarak görmek istediklerini ifade ederek, Kolombiya’da gerçekleşecek olan Santa Marta sürecinde de Türkiye'nin sesinin duyulmasının önemini dile getirdi.
Toplantıda heyet Türkiye ile çalışmanın önemine vurgu yaparak; uyum, dirençli şehirler, sanayinin karbonsuzlaşması, elektrifikasyon, karbon fiyatlandırma ve ETS'nin geleceği üzerine yürüttükleri çalışmaları COP31 Türkiye’de vitrine çıkarmak istediklerini Başkan Hasar’a iletti.