‘Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler’ programı kapsamında Hatay’da bulunan İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino ile ikili görüşme gerçekleştirdi.
08 Mayıs 2026
‘Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler’ programı kapsamında Hatay’da bulunan İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino ile ikili görüşme gerçekleştirdi.
‘Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler’ programının açılışına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile birlikte katılan İklim Değişikliği Başkanı Hasar, Hatay’ın ‘uyum ve yeniden yapılanma modeli’ olarak önemli bir örnek olduğunu kaydetti.
Türkiye ve UNDP Türkiye arasında iklim değişikliği, yerel uyum politikaları, COP sürecine yönelik stratejik iş birliği ve iklim finansmanına erişimin hızlandırılmasına dair konuların ele alındığı ikili görüşmede, iklim alanında finansman mekanizmaları ve yatırım çekebilecek yeni projeler üzerinde çalışılması konusu da konuşulan konular arasındaydı.
Türkiye’nin özellikle yerel yönetimlerin iklim değişikliğine uyumu, emisyon azaltımı ve şehir planlaması için yeni araçlar ve teknik modeller geliştirdiğini belirten Başkan Hasar, “Yerel İklim Değişikliğine Uyum, Ulusal Uyum Planları ve şehir bazlı projeler üzerinde çalışmalar devam ediyor. Hatay örneği önemli bir ‘uyum ve yeniden yapılanma modeli’ olarak görülüyor.” ifadelerinde bulundu.
Başkan Hasar, görüşmede şunları söyledi;
“Hatay, Dirençli Yeniden Yapılanmanın Sembolü”
Hatay, 6 Şubat depremlerinin en ağır şekilde yaşandığı şehirlerimizden biridir. Bu şehirde sürdürdüğümüz yeniden yapılanma süreci, Türkiye için yalnızca bir afet sonrası iyileştirme değil; iklim değişikliğine uyumu yapı standartlarımıza, kentsel planlamamıza ve yerel yönetim kapasitelerimize en başından entegre ederek 'dirençli kent' kavramını yeniden inşa etme fırsatıdır. Hatay deneyimi, “yapım sırasında dirençli planlama” yaklaşımının somut bir örneği olarak hem ülkemize hem de uluslararası topluma önemli ders niteliğindedir.
Türkiye ve UNDP İklim Alanında Stratejik Ortak
UNDP ile iş birliğinin artırılmasını hedefliyoruz. İş birliğimizi üç ana eksende derinleştirmek istiyoruz; Birincisi, pilot illerde geliştirilen YİDEP modelinin ülke geneline yaygınlaştırılması ve bu kapsamda e-YİDEP platformunun aktif hale getirilmesi ile hazırlanan Yönetmelik ve Teknik Kılavuz’un yayımlanması; İkincisi, geliştirilmekte olan beş interaktif karar verme aracının yerel yönetimlerimizin planlama süreçlerine kurumsal düzeyde entegre edilmesi; Üçüncüsü ise yerel iklim eylemi ile iklim finansmanı arasındaki bağın güçlendirilmesi.
“Türkiye’nin iklim alanındaki ilerlemelerinin dünyaya gösterilmesini hedefliyoruz”
COP31 Başkanlığı yerel iklim eylemini, dirençli kentleri ve uyum gündemini özel bir önemle ele alacak. UNDP ile süregelen ortaklığımızı yalnızca proje düzeyinde değil; Ulusal Uyum Planı süreçlerimize, Küresel Uyum Hedefi müzakerelerine ve COP31 öncesinde Antalya’da düzenlenmesi planlanan ‘Farkındalık Artırma Konferansları’na eşlik edecek stratejik bir ortaklık olarak görüyoruz. COP süreci öncesinde Türkiye’nin iklim alanındaki ilerlemelerinin dünyaya gösterilmesini hedefliyoruz.
Türkiye, Finansmana Erişimi Hızlandırmayı Hedefliyor
En büyük sorunlardan birinin iklim finansmanına erişimin çok yavaş olması. Türkiye, finansmana erişimi hızlandıracak yeni bir ‘küresel uygulama hızlandırıcı mekanizma’ öneriyor. Bu mekanizma; hazır projeleri toplayacak, bağışçıları uygun projelerle hızlı eşleştirecek, bürokratik süreçleri azaltacak, azaltım ile uyum projelerini hızlandıracak.
UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Merino: “Türkiye’nin hem teknik kapasitesi hem de uygulama başarısı çok güçlü”
UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Merino ise Türkiye’nin hem teknik kapasitesini hem de uygulama başarısını çok güçlü bulduğunu vurgulayarak Türkiye ile çok büyük stratejik ortaklık yürütüldüğünü belirtti. Merino, UNDP’nin New York, bölgesel ve Ankara ekipleriyle Türkiye’ye tam destek verdiklerini vurguladı.
İkili iklim alanında finansman mekanizmaları ve yatırım çekebilecek projeler üzerinde Türkiye ve UNDP’nin geliştirilebileceği yeni projeler üzerinde çalışılması konusunu da masaya yatırdı.